|
Erciş, Doğu Anadolu Bölgesi'nin en eski yerleşim
yerlerinden biridir. Tarih öncesi ve sonrası bir çok kavime yurt olmuştur.
Elde edilen bulgular aynı zamanda Erciş'in Bir kültür merkezi olduğunu
da ortaya koymaktadır. Sırasıyla Mitanniler'in,Asurlar'ın,Urartular'ın,Kimmerler'in,Persler'in,
Makedonyalılar'ın,Romalılar'ın,ve Sasaniler'in uzun ve kısa süreli hakimiyetlerinde
kalan Erciş'in bu dönemlerine ait ilçenin kuzeyinde bulunan "Bağlar Mevkii'nde
ve doğusunda bulunan "Karataşlar Mevkii'nde yazılı taşlar bulunmaktadır.
"kale" adı altında müstahkem mevkilerden biri olan Zurnakitape ilçenin
tarih öncesi dönemlerine önemli bir örnektir.
Hazreti Ömer'in ve Hazreti
Osman'ın Halifeliği zamanında İslam Orduları tarafından ele geçirilen
Erciş daha sonra Bizanslılar'ın eline geçmiştir.Bir müddet Emeviler'in
ve Abbasiler İnde hakimiyetinde kalan Erciş,tekrar Bizanslılar'ın elinde
iken bu bölgeye Çağrı Bey'in başında bulunduğu Oğuz Türkleri'nin akını
başlar(1018).
1054 yılında bizzat Tuğrul
Bey'in başında bulunduğu Selçuklu Ordusu ele geçirilen Erciş,1071 Malazgirt
meydan Muharesiyle de tamamıyla Selçuklular'ın hakimyetine girmiştir.
Bu dönemde Erciş komşu beyliklerle çıkan savaşlarda sürekli akınlara uğramış,bir
defasında da 1208 yılında Gürcüler'in büyük bir ordu ile ilerlemesiyle
işgal edilip bütün servetler yağma edilmiş ve halkın bir kısmı esir ve
katledildikten sonra şehir yıkılmıştır. İlhanlılar'ın ve Celayirliler'in
de hakimiyetine giren Erciş özellikle Ilhanlılar döneminde büyük önem
kazanmış ve ilçenin kuzeyinde bulunan Aladağ hükümdarların yaylağı (yazlığı)olmuştur.
Ayrıca Tebriz'den Erzurum'a giden ünlü ticaret yolunun buradan geçmesi
Erciş'i bölgenin en işlek ve önemli bir şehri haline getirmişti.
Erciş daha sonra Karakoyunlular'ın
hakimiyetine girdi. Karakoyunlular Beyliği'nin temeli Bayram Hoca tarafından
Erciş'te atıldı. Bayram Hoca "takriben 15 yıl Erciş'te hüküm sürdü. Bayram
Hoca'dan sonra Kara Mehmet, Kara Yusuf, İskender, Cihan Şah ve Sultan
Hasan Ali hükümdar oldular. 1401 yılında Timur tarafından da işgal edilen
Erciş ve çevresi, Cihan Şah'ın başında bulunduğu Karakoyunlular'ın 1467
yılında Akkoyunlular'a yenilmesiyle el değiştirmiş Akkoyunlular'ın hakimiyetine
girmiştir. 1503'de de Şah İsmail Akkoyunlular Devleti'ni yıkınca bu defa
Erciş Safeviler'in eline geçti 1514 Çaldıran Zaferi'yle Osmanlılar'ın
eline geçen Erciş Osmanlılar'ın geri çekilmesiyle tekrar Safeviler 'in
hakimiyetine girdi.
16 Eylül 1534'de de Kanuni Sultan
Süleyman Erciş'e geldi.Fakat Osmanlı Ordusu'nun çekilmesiyle birlikte
Safeviler tekrar Erciş'e geldi ele geçirdiler. 25 Ağustos 1548'de yapılan
İkinci İran Seferi ile Van kesin olarak Osmanlılar'ın hakimiyetine girdi.
1551 yılında Şah Tahmasb'a direnen Erciş Kale Beyi Bohtanlı İbrahim Bey
ihanet yoluyla öldürüldükten sonra Erciş yeniden Safeviler'in eline geçti.
29 Mayıs 1555 Amasya Antlaşmasıyla Safeviler bu bölgeden çekilmiş, Erciş
yeniden kurulan Van Beylerbeyliğine bağlı bir sancak olarak Osmanlı İmparatorluğu'na
katıldı.
1914 Birinci Dünya Savaşı'nın
başlamasıyla 12 Mayıs 1915 tarihinde Ermeniler'in Teşvik ve yardumlarıyla
Erciş Ruslar tarafından işgal edildi. Bunun üzerine halkın büyük bir kısmı
Adilcevaz-Bitlis karayoluyla içerilere çekilmeye başladı. Diyarbakır ve
daha ötelere gitmeye çalışan insanların bir çoğu 70 km.'lik Bitlis Deresi'nde
hastalık ve kıtlık nedeniyle şehit oldu. 1917 Bolşevik ihtilalarıyla Ruslar
buraları Ermeniler'e terkederek ayrıldı. Ermeniler ise yıllarca beraber
yaşadıkları, iyilik ve dostluk gördükleri insanları işkence ve katliamlarla
yok etmeye başladı.
1918 yılı nisan ayında Erciş
Silahlı Kuvvetlerimiz ve milislerimiz tarafından kurtarıldığı zaman nüfusu
yok denecek kadar azalmış, her tarafı yıkılmış, yıkılmışharabe bir şehir
haline gelen Erciş'i yeniden onarmaya başladı.
|