.:05. 05. 2008 -Bisikletim Yollarda… Doğa Gözcüleri Derneği doğal bir projeye imza atıyor. Bisiklet turuyla Van Gölü havzası kirliliğine dikkat çekme amacıyla yerli ve yabancı katılımcıların da bulunduğu bir ekiple bisiklet turuna başlıyor. Siz de bisikletinizi alın ve bu fırsatı kaçırmayın... Haberin
devamı...
.:05. 05. 2008 -Deliçay Köyü'nde kütüphane sevinci
Sakarya Üniversitesi Sapanca Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü tarafından Van'ın Erciş ilçesi Deliçay Köyü İlköğretim Okulu'na kütüphane kuruldu. devamı...
.:02. 05. 2008 -Hükümet şimdi 1 Mayıs'ı kazanmış mı oldu?" 'Her şeyi göze alıp Taksim'e çıkmayı bilirdik" diye yakınıyordu DİSK Başkanı Süleyman Çelebi; "Ama kan dökülebilirdi. Bunu gördük, geri çekildik. Türkiye dün bir faciadan döndü." Murat Yetkin'nin yazısının devamı...
.:01. 05. 2008 - Van Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen 'Sınav' kod isimli bir operasyonda sahte evrak düzenleyen 2 şahıs ile başkasının yerine sınava giren 66 kişi hakkında yasal işlem başlatıldığı belirtildi devamı...
.:28. 04. 2008 -Van'da Gölün Kirliliği Tartışıldı
Bir dizi inceleme ve açılış yapmak üzere Van'a gelen Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak başkanlığında oluşturulan bir heyet Van Gölü kirliliğini masaya yatırdı. devamı...
Erciş'te kitap fuarı heyecanı... - İsmet Tunç
Şehrin tüm noktalarına iliştirilmiş küçük ilanlar görüyorum..."1. Erciş Geleneksel Kitap Fuarı"... Bir an yanlış mı görüyorum diye soruyorum kendi kendime. Doğru dürüst kitabın bile bulunmadığı ilçemizde fuar mı açılacak? İlanda devamla, Erciş Ticaret ve Sanayi Odası, Erciş Kaymakamlığı ve Erciş Belediyesi’nin katkılarıyla bu yıl kitap fuarının birincisinin düzenleneceği haberini okuyorum. "Türkiye okuyor, daha çok Erciş okuyor" sloganı da pek yakışmış...
Türkiye'nin modernleşmeyi istemesine rağmen bir türlü modernleşememesinin olumlu yönleri de var... Örneğin memleketimizde faşist ideolojiye yatkın çok sayıda kişi olmasına karşın, bir sistem olarak faşizm bir türlü yerleşik nizama dönüşemiyor. Çünkü faşizm farklı kimliksel cemaatleri yatay olarak kesen ve kendisini devletle bütünleştiren bir sosyal zümreye muhtaç. Yani kendilerini etnik, dinsel veya kültürel olarak nasıl tanımlarlarsa tanımlasınlar, hangi sosyoekonomik katmandan gelirlerse gelsinler, bazı insanların devletçilikle milliyetçiliğin karışımında ifade bulan bir siyasi kimliği benimsemesi gerekiyor. Bu ideolojinin cazibesi 'milleti' tarihsel sürecin temel aktörü olarak görmekle kalmayıp, kendi milletini de diğerlerinden üstün ve doğal olarak daha geniş haklara layık saymaktan geçmekte. Böylece bireysel tüm ezilmişlikler ve tüm büyüklük hayalleri aynı çatı altında bütünleşebiliyor.
DSP İstanbul milletvekli Süleyman Yağız, zaman zaman ülkemizde ortaya çıkan paranoyalardan birinin etkisi ve cahil cesaretinin katkısıyla bir soru soruyor Meclis'e, Başbakan'ın yanıtlaması için ve Türkiye'nin adının neden yabancı dillerde de Türkiye olarak söylenmediğini bilmek istiyor... Halil Berktay da iyi bir tarihçinin yapması gerekeni yapmış ve geniş kesimin bilgilenmesi için bir yazı kaleme almış. Türkiye'nin İngilizce'deki karşılığı olarak kullanılan "Turkey" sözcüğünün kökenlerini ve "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma"nın insanı ne duruma düşürebileceğini merak edenler için yazıyı sitemize taşıdık...
Kardeşliğini ilân eden Bursa ile Van, işbirliğine başlıyor
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin "Van Buluşması"nda bir araya gelen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin ile Van Belediye Başkanı Burhan Yenigün, kardeş şehir protokolü imzaladı. İmza törenine Milli Eğitim Bakanı Çelik ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Özak da katıldı.
cihat-albayrak bildirdi: "Farkında olma adına her sabah başka biri olarak uyanmak ve dün gülümsediğine bugün kuşkulu gözlerle, yarın tiksintiyle bakmak; demek istediğim hafıza kayıplarına uğramış gibi habire yeniden anlamak, yorumlamak, değerlendirmek; beynimizde yepyeni şemalar oluşturmak her an ve bu sürecin dahi dejavulaşması; yani değişmeyen tek şeyin değişim olması... "
Anonymous bildirdi: "Kent bizde başlar ve biter, o belleklerimizde gömülüdür. (Lawrence Durrell Balthazar)
Ahmet Hamdi Tanpınar 1940'lı yıllarda kaleme aldığı "Beş Şehir" adlı kitabının "Bursa'da Zaman" adlı bölümünde dönemin Bursa'sında içine düştüğü hoşnutsuzluktan söz eder... "
İnsanın bir şeyi itiraf etmesi gerektiği anlar vardır ya, işte on anlardan biriyle karşı karşıyayım. Nedendir bilmiyorum ama, bu sene Erciş’i gezmek istediğim kadar hiçbir zaman bunu bu kadar istememiştim Saatlerce mi yürüyorum? Hayır… en fazla yarım saat, bazen daha az…
Güneşli, hafif rüzgârlı bir Cumartesi günününden Erciş manzaraları...
Bilim ve balıklar sahillerde buluştu - Mustafa Sarı
İnci kefalı, asırlardır sürdürdüğü üreme göçüne bu yılda başlıyor. 75 gün sürecek bu kutsal yolculukta inci kefalını binbir türlü güçlük bekliyor. Bizler elimizden geldiği kadar bu yolculuğu kolaylaştırmaya, tehlikelerden arındırmaya çalışıyoruz. Sizler de kalemlerinizle, sütunlarınızla, hiç olmazsa gönlünüzle bu yolculuğun rahat geçmesine katkıda bulunabilirsiniz. Biz ince iğne ile kuyu kazmaya benzeyen bu uğraşların sonunda “sürdürülebilir inci kefalı balıkçılık yönetimi” ne ulaşılacağına olan inancımızı hiç kaybetmedik. Her yıl daha iyiye doğru giden uygulamaları büyük bir memnuniyetle izlemeye ve sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.
Bizler alışkınız muazzam kalabalıklarla, aramızdan alınıp götürülenlere "unutmayacağız-unutturmayacağız" sloganlarıyla görkemli cenaze törenleri yapmaya ve daha sonra slogan atarak gösterdiğimiz tepkinin verdiği vicdan rahatlığıyla evimize dönüp her şeyi unutmaya..
haci bildirdi: "Öncelikle hepinizi saygiyla selamliyor ve umut ederimki hepinizde sihhatlerdesinizdir.
gecen hafta fatih kisabarmak Ingiltere'ye konser vermek icin gelmisti. Konser londra yakinlarinda oldugu icin ve ozel nedenlerden dolayi gidememistim. konserin oldugu gunun ertesi gun telefomun caldi ve telefondaki arkadasimin fatih kisaparmak'in Cardiff'e gelecegini soyleyip aksam yemeginde birlikte olacagini soyleyip davet etti.
"
Anonymous bildirdi: "Avrupa baktı ki Türkiye bir türlü bu "birliğin" kurallarını anlamıyor; sonunda "adamını" gönderdi, "Git de anlat" diye.
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı, yani Avrupa Birliği'nin en üst düzey siyasi yöneticisi olan Barroso, hem Başbakan Recep Tayip Erdoğan'la birlikte yaptığı basın toplantısında hem de parlamentodaki konuşmasında Avrupalı olmanın kurallarını çok net ve açık bir biçimde anlattı.
"
Bizim Ortadoğu, Bizim Cumhurbaşkanı - Özkan Özipekliler
Bursalı İş adamı, Bursa sanayiciler derneği eski başkanı ve sitemizin geçmişteki yazarlarından Özkan Özipekliler'in Ortadoğu ile ilgili harika bir yazısı geldi. Bir Ortadaoğu turu atmak ve bilmediğimiz çok şeyi öğrenmek isteyenler için iyi bir fırsat sunuyor. Lütfen içeri buyrunuz...
yyu sözlükte çocukluk anılarımız, geçmişimiz ve inançlarımız üzerine... İ. Tunç
gezegen bildirdi: "Hayata dair en güzel anılar çocukken yaşadıklarımız galiba... Hiç birimiz yoktur ki çocukluğunu özlemle anmasın. Belki istediğimiz gibi bir çocukluk geçirememiş de olabiliriz, ama olsun... Çocukluk evrensel bir olgudur.
Oturup çocukluk inanışlarımızı, çocuk olmanın özgürlüğünü ve ütopyalarımızı yazdık... Galiba çoğu kişi bu zenginliğe sahip ama dile getirmiyor.... Buyrun içeriye...
"
1000 İşadamından Doğu'daki göçü önleyecek 200 proje
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonuna (TUSKON) bağlı Doğu Anadolu Sanayici ve İşadamları Federasyonunun (DASİDEF), ‘Doğu Anadolu Kalkınma ve İşbirliği Köprüsü (DAKİK)’ adı verilen çalışmayla bölge için yaklaşık 200 proje hazırladığı bildirildi. İçinde Ercişli iş adamlarının da projeleri var.
Anonymous bildirdi: "Günümüzden 2500 yıl önce yaşamış Devlet adlı ünlü yapıtın yazarı Eski Yunanlı filozof Platon siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonun cahiller tarafından yönetilmek olduğunu belirtmekteydi.
"
Yıl 2008; Hala Ermeni Öldürüp Vatan Kurtarıyoruz - İsmet Tunç
Anonymous bildirdi: "Erciş'in düşman işgalinden kurtuluşunun 90. yıl dönümünü kutladık. (1 Nisan) Herkes sevinçli, çocuklar bayram havasına girmiş, babasının, annesinin ya da bir büyüğünün ellerinden tutan soluğu tören alanında almış.
"
gezegen bildirdi: "Erciş'te güneşli bir gündü, sokaklar olabildiğince temiz, yerlerde gözlere çarpan tek aksilik belki sigara izmaritleriydi. Erciş eskisi gibi kirli ve her tarafın çöplerle kokuşmuş olduğu bir yer değil. Gönül rahatlıyla dışarı çıkılabiliyor. Buna da şükür diyoruz. Yerlerimiz temizlendi, sırada başka "yer"lerimiz var...
"